Tescil

Bursa Kestane Şekeri

Bursa Kestane Şekeri, sabırla başlayan bir dönüşüm hikâyesidir.
Dağlardan toplanan kestaneler, tek tek kabuklarından arındırılır; sonra şekerle değil, zamanla buluşur. Şurup içinde yavaş yavaş pişerken, sert bir meyve zarif bir lezzete dönüşür. Bu dönüşüm, ustalık ister; aceleye gelmez.

1900’lü yılların başında, Bursa’nın kalbi sayılan Şekerciler Çarşısı’nda bu ustalık ete kemiğe bürünür. Bakırcıların sesiyle, dükkânlardan yükselen şeker kokusu birbirine karışır. Kestane şekeri, kısa sürede Bursa’yla özdeşleşir; sadece bir tatlı değil, şehrin hatırası olur.

Öyle ki Ankara’dan Bursa’ya gelen devlet heyetleri, dönüş yolunda bu lezzeti yanlarına alır; Bursa Kestane Şekeri, Mustafa Kemal Atatürk’e götürülen özel armağanlar arasında yerini alır. Bir kutu kestane şekeri, o yıllarda sadece tatlı değil, Bursa’nın zarafetini ve emeğini temsil eder.Uzun yıllar boyunca üretimin merkezi Bursa olur.
Bu yüzden Bursa Kestane Şekeri’nin ünü, yalnızca tarifinden değil; doğduğu topraklardan, ustalarından ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgisinden gelir. Coğrafyasıyla, tarihiyle ve kokusuyla Bursa’ya aittir.

Bugün bir kestane şekeri ağza alındığında, hissedilen sadece şekerin tadı değildir.
Bir şehrin hafızası, bir çarşının sesi ve yüzyılı aşan bir geleneğin izidir.